Haber: Caner Aktan(TUNCELİ) - "1 Kasım Dünya Kobani ile Dayanışma Günü" kapsamında Dersim Emek ve Demokrasi Platformu bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Kışla Meydanı'nda beraberindeki kişilerle açıklama yapan DEM Parti Tunceli İl Eş Başkanı Özcan Ateş, "Kobani direnişinin, halkların özgürlüğünün, barışın ve dayanışmanın evrensel bir simgesi olduğunu" belirtti.
Akademisyenlerin, insan hakları savunucularının, Nobel Barış Ödülü sahibi yazarların ve sivil toplum örgütlerinin ortak çağrısı üzerine 1 Kasım'ın "Dünya Kobani ile Dayanışma Günü" olarak ilan edildiğini aktaran Ateş, şöyle konuştu: "Halkların özgürlüğünü, barışı ve dayanışma ruhunu canlı tutan 1 Kasım, evrensel bir simgedir.
Dünya Kobani Günü, destansı direnişin anıldığı bir gün olmasının yanı sıra insan haklarının, barışın, özgürlüğün ve dayanışmanın dünya çapındaki sembolüdür. Kobani'ye IŞİD çetelerinin düzenlediği saldırılar karşısında dünyanın bütün halkları seslerini yükseltirken, direnişe öncülük eden iradeler demokratik siyaset alanındaki hak arayışlarına cezaevlerinde devam ediyor."
"KOBANİ'Yİ SAVUNMAK, İNSANLIĞA YÖNELİK SUÇLARIN KARŞISINDA DURMAKTIR"
Kobani direnişinin sadece bir şehrin savunması şeklinde ele alınamayacağını vurgulayan Ateş, sözlerine şöyle devam etti: "Kobani'nin savunulması, insanlığa karşı işlenen suçların karşısında durulmasıdır. Kobani'yi savunmak; tekçiliğe, cinsiyetçiliğe, mezhepçiliğe ve militarist politikalara karşı farklılıkların birlikte yaşamını savunmak anlamına gelir.
Suriye'de yaşanan siyasi geçiş süreci, 29 Ocak Anlaşması'nın hayata geçirilmesi ve sonrasında başlayan entegrasyon süreci; bölgenin çözüm dinamiklerinden, barış ve demokratik toplum sürecinden ayrı ele alınamaz. Siyasi, askeri ve idari entegrasyon sırasında Rojava Devrimi'nin kazanımlarının korunması amacıyla yürütülen görüşmeler sürüyor."
"DİL VE KÜLTÜREL HAKLAR GÜVENCEYE KAVUŞTURULMALI"
Kürtlerin kimlik, dil ve kültürel haklarının tanınmasının demokratik entegrasyon sürecinin bir gereği olduğunu belirten Ateş, açıklamasında şunları dile getirdi: "Kürtlerin varlığını ve kimliğini görmezden gelen siyasi anlayışın değişmesi, Suriye'nin kurucu halklarından biri olarak siyasi, kültürel ve toplumsal haklarının tanınması, dil ve kültürel haklarının güvenceye kavuşturulması, kendi savunma mekanizmalarını oluşturma hakkının tanınması ve yerli üretimlerin kabul görmesi, demokratik entegrasyon sürecinin gereklilikleri arasında yer alıyor.
Kobani direnişini, Rojava Devrimi'ni zaferle taçlandırdığı için selamlıyoruz. Bütün dünya halklarının 1 Kasım Dünya Kobani ile Dayanışma Günü'nü kutluyoruz."



